Derrida ve Oyun

Ekim 18, 2018 0 Yazar: admin

Derridada oyun farkların oyunu olarak karşımıza çıkar. Klasik bir oyun anlayışına Derrida’da rastlanmaz. O kavramları başka kavramlarla açıklamayı tercih eder. Oyun kavramını “Differance” kavramı ile anlamlandırır (Dursun, 2014:94). “Her kavram, farkların (differences) sistematik oyunuyla diğerine, diğer kavramlara işaret eden bir sistem, bir zincir, içinde yazılıdır. Böyle bir oyun, differance, böylelikle basit bir şekilde kavramsal süreç ve sistemin olanaksızlığıdır.” şeklinde ifade eder Derrida (Dursun, 2014:95). Ona göre Diffarance; farklılıkların oyunu, durgun olmayan, anda olan, kavram olmayandır. Kavramlar bir nesneyi işaret ederler bu differance için geçerli değildir. Bir oluşu imlemekten çok uzaktır differance. Hem var olan hem var olmayan hem burada olan hem olmayandır. Differencia; latincede differer fiilinin diference isim halini değiştirerek, yani e harfini a yaparak türetmiştir. Telafuzda e ya da a harfinin farkı verilemez dolayısıyla differance duyulmaz seste görünmez yoktur. Ama gene de bu iki sözcük arasında bir fark vardır. Ve bu farkın izini anlatımda ya da yazıda görebiliriz. Türetmeyle çok yakından ilgisi vardır. “Differancia nın türetmeyle yakından ilgisi olduğu söylenebilir. Differance da, tıpkı türetimin sözel olarak duyulmayışında olduğu gibi esasen yoktur. Gerçi onun görülmesi fark edilmesi daha doğrusu görünme riskini alması söz konusudur. Derrida’ya göre görünme riskini alması ise ancak gözden kaybolması ile mümkün olacaktır.”(Dursun, 2014:97). “Bir kararsızlık, karar verememezlik” durumu mevcuttur. “-ance soneki [nin] aktif ve pasif arasındaki kararsızlığı” vardır onda. Ne aktiftir ne de pasif. Derrida differance kelimesini ikiliklerle anlatmayı uygun görmüştür; “ne devadır, ne zehir, ne iyidir, ne kötüdür, ne içeridedir, ne dışarıda, ne sözdür ne yazı, ne artıdır ne eksi, ne karışımdır ne ayırım, ne özdeşliktir ne farktır, ne bekârettir ne bekâreti bozuktur, ne gizli ne gizli olmayandır, ne dışarıdır ne içeridir, ne gösterendir ne gösterge, ne uzamdır ne zaman. Ne o ne bu, yani aynı zamanda hem o hem bu” (Dursun, 2014:98).

Oyun denildiğinde ima edilenin Derirda’ya göre “Tekrarlanan bir hareketin gidiş gelişi söz konusu” olarak yorumlamış buna örnek ise belirli konuşma tarzları, ışık oyunu, dalga oyunu v.b. “Bu oyunda sürekli bir oraya bir buraya gidiş geliş yani belirli bir amacı olmayan bir hareket söz konusu.” Ne bir ucun, ne de öbür ucun, onun sakinliğe kavuştuğu amacının olmasıdır (Gadamer, 2005:32).

Basit bir söylemle; öz hareket bireye özgü var oluş biçimidir. Bir kayanın kapladığı yer öylece duruşu, yaydığı dingin, ağır duruşu, oluşumunda ki, aşımasında ki zaman kavramı hepsi onun öz hareketini oluşturur. Uyuyuş şekli, seçimleri, ifade şekli, konuşurken kirpiklerinin dudaklarıyla olan ahengi kişinin öz hareketidir. Sanatçının yaptığı çalışmaya yaklaşımı, çalışması esnasındaki hareketleri, çalışması, düşünme süreci hepsi öz harekete örnektir ve bu nedenle güncel sanat için değerlidir.