Joseph Beuys Kimdir?

Ekim 12, 2018 0 Yazar: admin

12 Mayıs 1921’de Almanya’nın Krefeld Kenti’nde doğdu. Rindern Kenti’nde öğrenim gördü. 2. Dünya Savaşı’nda pilot oldu ve uçağı Kırım’da düştü. 2. Dünya savaşında Alman Hava Kuvvetlerinde pilot olarak görev yapan Beuys’un uçağı Kırım’a düşer. Göçebe tatarlar tarafında ağır yaralı donmak üzere iken bulunur. Tatarlar Beuys’u kurtarmak için vücuduna yağ, bal karışımını sürüp onu keçeye sararlar. Bu olay onun hayatının dönüm noktası olur. Uçak kazasında başından aldığı yara aynı zamanda yaşadığı savaşla ilgili suçluluk duygusuna da bir metaforu olarak görülür. Yıllar sonra Beuys onu hayata döndüren üç maddeyi; ‘yağ, keçe, bal’ heykellerinde ana malzeme olarak kullanır.1947’de eğitimini Düsseldorfta sürdürdü. 1951 yılında sanat eğitimini tamamladı ve aynı kentte Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne öğretim üyesi oldu.

Geleneksel sanatın konu-malzeme, sanat eylemi, sanat ürünü gibi olguları birbirlerinden tamamen ayırır. Ürün resim yapma eyleminin bir sonucudur. Sanat eyleminden de sanatın kendisinden de bağımsız bir kalıcı varlık kazanır. Modern sanat bu konuda farklı anlayışlara ulaştığı halde temel ayrımları korur. Beuys ise bu ayrımları tamamiyle ortadan kaldırır. Aslında sanatın en eski anlamına; ilkel kültürlerde taşıdığı bütün bir insan topluluğunu kapsayan anlamına geri döner.

Beuys’un doğala, ilkele olan ilgisini yapıtlarında görürüz. Kimi zaman bir hiciv, kimi zaman bir özlem, kimi zaman bir eleştiri, kimi zaman bir isyan ama çoğunlukla bir şükran duygusuyla teknoloji ve doğa yerini yapıtlarda yerini alır.

Yapıt sanatçının yapıp ettikleridir. Eylem Beuys’un sanatında çok önemlidir. Ona göre insan ürettikleri ve yapıp ettikleri ile sanatçı ise eylemleriyle varolur. O eylemleriyle dönüştürücü görevi üstlenir. Bu haliyle Beuys, şaman liderlere benzer.

Hiçbir partiyi desteklemeyen sıkı bir politikacı, doğal güçlerin, hayvan ve bitkilerin sözcüsü, büyücü, profesör aynı zamanda anti akademisyen Beuys oyunun hem ilkel, hem ikili karakterini sanatında ve yaşamında barındırır. Birçok farklı alanda yetenekleri olan Beuys bu alanları aynı potada armoniyle eriterek tekrar tekrar birleştirir. Sanatınıın nesnesi hayatıdır ve sanatıyla hayatını yaratan bir filozoftur.

Beuys’un amacı insanın kaybolan birliğini kurmaktır. İnsanlığın yaralarının sanat yoluyla iyileştirilebileğine inanır. Kosmik bilgiye yani özgürlüğe ancak sanat yoluyla ulaşılabilir. Bu ütopik inancı inanci yüzünde aynı zamanda politiktir. Beuys aynı zamanda pek çok şey olduğu gibi aynı anda birçok yerdedir. Beuys oyunun içine tamamen batmıştır.

Sanat için yalnızca görsel bir olgu diyemeyiz. Sanatın varlığını duyarak da kavrayabileceğini düşünen Beuys nesnelere bu yolla biçim vererek de hayat verilebileceğine inanır. Beuys her insanın bir sanatçı olduğunu söyleyerek, acaba o bir sanatçı mı sorularına cevabını vermiştir. Herkes bir sanatçı ise Beuys da herkes kadar sanatçıdır.

Beuys oyunla kurcalar, hayatla kurar. Ona göre sanat gerçeğe giden yol aynı zamanda bir terapidir. İnsan ancak sanatla kendini gerçekleştirir.