Oyuncağın Çocuğun Gelişimine Katkısı

Oyuncaklar, çocuğun duygularını ve beş duyusunu uyaran, hayal gücünü zenginleştiren, değerlendirme ve uygulama yeteneklerini geliştiren, bedensel, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimini destekleyen oyun araçlarıdır (Arıkan ve Karaca, 2004, s. 3). Aynı zamanda oyuncaklar, taşıdıkları özelliklerine göre çocukların farklı beceriler kazanmasında ve bunları geliştirmesinde, farklı düzeylerde etkili olurlar. Örneğin; robot, bebek ve araba gibi oyun araçları çocukların çok yönlü beceriler kazanmasını desteklerken, tüm gelişim alanlarına katkı sağlamada sınırlı kalırlar. Buna karşılık blok, oyun hamuru, lego gibi materyaller ise çocukların farklı gelişim alanlarına ilişkin beceriler kazanmalarını daha çok destekler (Kim, 2002, s. 795). Çocukların kazandıkları bu beceriler sayesinde oyuncakları ile kurdukları ilişkiler sonunda; düşünme, akıl yürütme, problem çözme, algılama, renk, sayı, boyut, şekil, zaman ve mekan kavramları oluşturma gibi zihinsel becerileri artar. Böylece çocukların yaratıcılıkları gelişir ve nesneleri yakından tanıma fırsatı bularak mekansal konumları daha iyi ayırt edebilirler. Ayrıca çocuğun duygularını ifade ederek iletişime geçmesine, dilini akıcı bir şekilde kullanmasına ve sözcük dağarcığını zenginleştirmesine yardımcı olurlar. Bu oyuncaklar sayesinde çocukların yardımlaşma, paylaşma, işbirliği yapabilme, kurallara uyabilme gibi sosyal becerileri artarken aynı zamanda çocuğun topluma hazırlanmasında ve gelecekteki rollerini benimsemesinde de etkili olmaktadır ( Özyeşer Cinel, 2006, s.19). Bununla birlikte grup olarak oynanan oyuncaklar, çocukların kurallara uyma ve işbirliği yapma gibi beceriler kazanmasına yardım ederler. Çocuklar oyun oynarken kendi dünyalarını ve hislerini açıklayabilirler. Grupça oynanan oyuncaklar çocukların sosyal ve duygusal gelişimine katkısının üstüne bir de dil kullanımı için iyi bir ortam yaratır. Birbiriyle iletişim kuran çocukların cümle kurma, soru sorma, cevaplama ve hikaye anlatma becerileri oyun sayesinde gelişir (Aksoy ve Çiftçi, 2014, s. 110).

Bir cevap yazın