Oyuncak Nedir? Oyuncağın Tarihi

Oyuncaklar, toplumların yaşam üsluplarını ve değerlerini karşılaştırmayı sağlayan araçlardır (Swiniarski, 1991, s. 162). Brougére’e (1995, s. 416) göre oyuncak, karmaşıklığı sayesinde kültür ve oyun evrimi hakkında zengin bilgi kaynağı olan bir nesnedir. Oyuncak, çocuğun zihinsel, bedensel, motor ve psikososyal gelişimine katkıda bulunan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren, düşünmeyi ve keşfetmeyi öğreten her türlü oyun malzemesi olarak da tanımlanır (Yavuzer, 2000, s.71). Oyuncaklar çocuğun çevresini saran dünyayı anlamasına ve yorumlamasına yardımcı olan, çocuğun doğal yeteneklerini geliştiren, böylelikle de büyük bir eğitimsel işlevi yerine getiren oyun malzemeleridir. Çocukta seçme ve değerlendirme duygusunu geliştiren oyuncaklar, bu işlevleriyle çocuğun kendi kendine karar verebilmesine ve belirli bir alanda beceri kazanmasına fırsat sağlar (Aynal, 2011, s.370; Yavuzer, 2011, s.185).

Bununla birlikte oyun aracı ile oyuncak farklı kavramlardır. Oyun araçları ancak oyun içinde var olan, oyun bittikten sonra anlamı, hatta bazen varlığı ortadan kalkan kolektif nesnelerdir. Oyuncak ise bireyseldir, yerleşik bir yaşam düzenini zorunlu kılar, korunabileceği özel yerler gerektirir (Onur, 2013, S. 187). Oyun, çocukların gelişimi ve eğitimine doğrudan katkıda bulunurken; oyuncaklar çocukları oyuna teşvik eder ve oyunu sürdürmelerini sağlar. Aynı zamanda çocuklar, onlar için neyin iyi olduğunu, neyden hoşlandıklarını ve ne gibi olmak istediklerini keşfetmek için oyun çeşitliliğine ihtiyaç duyarlar ve geniş oyuncak yelpazesi bu imkânı kendilerine sağlar (Goldstein, 2003, s. 3). Bu bağlamda oyun aracından farklı olan oyuncağın tarihi oldukça eskidir. Örneğin, yapılan araştırmalarda 1400’lerde Mısır’da topaçla oynandığı tespit edilmiştir. Bilye (misket) ve çenberin de aynı ölçüde eski olduğu bilinir. Bu oyuncaklar kullanıldığı malzeme ve üretim tarzlarıyla çağının endüstriyel ve ekonomik koşullarını yansıtır. Örneğin taş, kemik, kil ve tahta ilk oyuncak malzemelerdendir. M.Ö. 3000 yıllarına dayanan taş, uçurtma, çıngırak, bebek, topaç, top ve ip olduğu yapılan arkeolojik çalışmalarca tespit edilmiştir. Konuya bir başka örnek olarak bebek yapımının İ.Ö. 2. Yüzyılda Mısır’da başladığı gösterilebilir (Onur, 2013, s. 160). Bu çerçeveden Anadolu kültürü incelendiğinde ise evcil hayvanların günlük yaşamda önemli olmasından dolayı oyuncak hayvanlara önemli derecede yer verildiği ikinci sırada ise minyatür ev eşyalarının geldiği görülür (Onur, 2002, s. 55).

Arkeolojik kazılarda elde edilen ve İ.Ö. 2600, İ.Ö. 1600, İ.Ö. 1400, İ.Ö. 1000 ve İ.Ö. 500’lü yıllara kadar tarihlendirilen Sümer, Mezopotamya, Eski Mısır, Yunan ve Roma medeniyetlerine ait pişmiş topraktan, seramikten, papirüsten, deriden yapılan oyuncaklardan sanayi ürünü oyuncaklara kadar ilerleme kaydedilmiştir. Bu oyuncakların günümüzde değişen şekilleriyle ve bugünün modern teknolojisiyle daha sağlam, daha gerçekçi ve düzgün olarak çocuklara sunulduğu görülür. Oyuncak sanayinin özellikle 18. ve 19. yüzyıllardaki gelişimi çok farklı oyuncakları çocukların dünyasına kazandırmıştır (Aksoy ve Çiftçi, 2014, s. 109). 1880’li yıllardan itibaren oyuncak endüstrisinde büyük gelişmeler yaşanmış, çocuk eğitimindeki gelişmelere paralel olarak “çocuk gelişimine uygun oyuncak” düşüncesi kavramı gündeme gelmiş ve öne çıkmıştır. 1990’lı yıllardan itibaren ise “eğitici oyuncaklar” önem kazanmış, çeşitli kavramları geliştirmede yardımcı materyaller olarak r kullanılmaya başlanmıştır (Kim, 2002, s. 795).

Bununla birlikte oyuncağın gelişimi toplumsal ve ekonomik koşullara bağlıdır. Allen Levy’ye (1988, s.19) göre oyuncak, Antik Çağlarda bulunmaktaysa da, halkın oyuncak beğenisini ve alışkanlığını tartışmasız biçimde yansıtan dönem sanayi devriminin yaşandığı dönemdir. Gelişmiş dünyada 1920’lerde bazı oyuncaklar çocukların yaşamının hemen hemen evrensel bir unsuru haline gelmiştir, yaşanan bu gelişme, teknolojideki son büyük atılımla, kitlesel makine üretimiyle aynı zamana denk düşer. Böyelikle oyuncağın bugün geldiği noktaya bakıldığında, niteliğinin ne kadar değişmiş olduğu görülür. Buna rağmen bazı oyuncakların çağlar boyunca pek değişmediği de bir gerçektir. Çıngırak eski Mısır’da günümüzde de sık görülen bir oyuncaktır. Aynı zamanda Rönans döneminden günümüze kadar gelen bebek evleri de buna örnek olarak gösterilebilir (Onur, 2013, s. 161). Oyuncaklar günümüzde çok çeşitlidir. Farklı maddelerden yapılmış, farklı renklerde ve farklı özelliklerdedir. Ancak en iyi oyuncağın, çocuğun tekrar tekrar oynamak isteyeceği ve her defasında ona daha çok oyun ve daha fazla haz veren oyuncak olduğu unutulmamalıdır. Günümüzdeki oyuncaklar, çocukta merak duygusunu uyandıracak, kasları çalıştıracak, girişimciliği ve düş gücünü arttıracak ve çocuğu problem çözmeye yönlendirecek türde olmalıdır (Galligan, 2000, s.170).

Bir cevap yazın